Aşk - SiLeNT BLoG - Blogcu SİLeNT BLoG



28/7/2008 • Kategori: Ask

KAHVE TANELERİ

Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde

bulunuyormuş.

"Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş.

Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine.

Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.

"Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna.

Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş...

Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.

Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş.

Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış.

Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.

 

Yemek masasında üç tabak duruyormuş.

Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.

Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?"

Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış."Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.

Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama

içleri katılaşmış.

Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler.. "

Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş: "Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır.

Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler,

pörsütürler.

Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar.

Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler.

Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.

Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.

"Asıl ders bu değil!" dedi baba.

Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.

"Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak... İkisinde de bir tat yok "

Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı.

Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı.

"İçmek istersin herhalde" dedi.

 

Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü.

"Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis

gibi, temiz ve huzur verici.

Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi...

 

Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar."

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/7/2008 • Kategori: Ask

UNUT GİTSİN

Hayat bazılarına göre aşktan ibarettir. Peki, zamanla değişen onca şeyden sonra aşkta değişime uğramış mıdır? Tabiki evet. Eski aşklar gerçek aşklarmış. İki kişi birbirimi sevdimi önlerine gelen tüm engelleri yıkar tüm sorunların karşısına beraber cıkarlar hayat onları nasıl bir kadere sürüklerse sürüklesin birbirlerini asla bırakmazlarmış. Hele birde birbirlerine SENİ SEVİYORUM dedikleri o andan itibaren öyle bağlanırlarmış ki onları ölüm bile ayıramazmış. Kimi daları delmiş aşkı uğruna kimi çölleri aşmış. Peki zamanımızda aşkta ne değişti? Zamanımızda bir kere SENİ SEVİYORUM sözcüğünün bir anlamı kalmadı. İnsanlar bir birine bu sözcüğü söyledikten sonra UNUT GİTSİN SÖYLEMEDİM FARZET diyebiliyorlar. Aslında bu sözcüğün içinde saklı bir bencillik ruhu var. İnsanlar bir şey yaparken ya da söylerken genelde karşısındakini hiç düşünmezler. Karşısında ki SENİ SEVİYORUM dediği kişi olsa bile. Zamanımızda buna SEVGİ diyorlar. Zaman ilerledikçe aşklar da tek taraflı oluyor. Çünkü her ilişkinin içinde birazda olsa menfaat duygusu işliyor. Sonuç olarak bu ilişki ya son buluyor ya da evlenmişlerse birde çocukları olmuşsa o çocuğun geleceği için birbirlerine katlanıp işkence dolu bir hayat sürüyorlar. Sonra çocuğumuzun geleceğini etkilemesin diye ayrılmayan iki farklı kişilik farkında olmadan kendi aralarında ki soğukluğu çocuklarına aşılıyor ve de gelecek nesiller bir bunalım havası altında büyüyor.

Keşke her şey hayalimde ki ada da olduğu gibi güzel olsaydı. Berrak suların aktığı, ulu ağaçların bulunduğu, kuş sesi ve su sesinden başka hiçbir sesin olmadığı güzel bir dünya. Acaba yaşayabilir miyiz böyle bir dünyada? Ben yaşarım. Bu kadar çirkefin, bencilin bulunduğu, birinin ona aşık olduğunu, herşeyini ona vermeye hazır olduğunu bildiği halde aşık olunan kişi hala UNUT GİTSİN diyebiliyorsa, dost bildiklerin düşmanın çıkabiliyorsa, hiç tanımadığın biri sana iyilik yaparken SENİ SEVİYORUM diyen kişi hiç yanında olmuyorsa bırakın böyle bir dünyayı kutuplarda bile yaşarım. Soğuktan öleceğimi bilsem bile.

İnsan hayatı piramit gibidir. Piramidin en tepesinde sahibi vardır. Gövdesinide sevdikleri oluşturur. Ama herzaman tam merkezde ve o kişinin dengesini sağlayan tek bir kişi olur. Kime en çok değer veriyorsa o oluşturur dengesini. Eğer o merkeze aldığımız kişi bizi yanıltırsa ona duyulan güven zedelenirse piramidiniz dengesini kaybeder. Eskiden o merkeze öğle kişiler gelirdiki hiç yıkılmazdı. Hayatın yaşamın temeli olur ölse bile diri kalırdı insanlar.


Aklımızdan UMURSAMAZLIĞI, BENCİLLİĞİ ve UNUT GİTSİN sözcüklerini hayatımızdan çıkarmadıkça bu dünyada her şey yalan kalır. İster ada da olun ister kutupta isterseniz de piramidinizin merkezinde dünyanın en sağlam kişiliği olsun siz kişiliksizseniz o sağlam sandığınız dünyanız mutlaka acıya, kedere ve ızdıraba boğulur ve hiç ummadığınız bir anda yok olur gidersiniz. En sevdikleriniz bile sizden uzaklaşır ve piramidiniz yavas yavas yıkılır. Eğer kişiliksiz bir yapıdaysanız eriyorsunuz ama görmüyorsunuz...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/7/2008 • Kategori: Ask

İKİMİZİN DÜNYASI

Ben seninle her şeyim. Deliyim, çılgınım,...Ve aşığım Aşkın yazılması değil yaşanması taraftarıyım biliyorsun. Ama bazen söyleyemediğimiz, söylemek istesekte uygun sözcükleri bulamadığımız anlar vardır. Şuan olduğu gibi...

Kendimi şanslı insanlardan sayıyorum. Sevdiğim ve sevildiğim için. Sevdiğimi bildiğin ve sevildiğimi bildiğim için. ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN'ın da dediği gibi "Sevmek yaratmak; sevilmekse yaratılmaktır." O halde sevgimizle birlikte yaratılıyor ve yaratıyoruz. Şu ana kadar bunun sürekli olması için elimizden geleni yaptık. Bundan sonrası için bana düşeni yapacağım. Hatırlıyor musun? Birgün bana seni ne kadar sevdiğimi sormuştun. Kaçmak istemiştim Cevap alamadığında ne kadar üzüldüğünü biliyorum. Cevap veremezdim. Dosttuk ve ben dostum dediğim kişiye aşık olmuştum Aşkın büyüklüğü yoktur. Dünyalar kadar dememi isterdin biliyorum. Ama ben dünyanın ne kadar büyük olabileceğini bilmiyor ve bilmediğim için sevgimle kıyaslıyamıyordum sadece...

 

Senin uğruna vazgeçmeyeceğim şey yok. Gururum hariç.

 

Yaşadığımız dünyayı değil ama beraber kurduğumuz ve sadece ikimizin yaşadığı dünyanın ne kadar büyük olduğunu biliyorum.İkimizin dünyası diyorum. Ama birgün bu dünyada yalnız kalırsam, bil ki bu yine ikimizin dünyası olarak kalacak ve hiç kimse senin yerini dolduramicak söz canısı. Yine sana olan sevgimle bu dünyayı ayakta tutacak ve tüm gücümle sevgini yaşatacağım. Çünkü sana olan sevgim sonsuz herşeyim.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

19/7/2008 • Kategori: Ask

HAYAT BAZEN YALAN SÖYLER İNSANLARA

Hayat bazen yalan söyler insanlara, zor gelir yaşamak ve kederlenir İnsan, sonra dökülür şiirler dudaklardan sadece SEN varsan anlam kazanır yaşamak kısacası herşey...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

18/7/2008 • Kategori: Ask

AŞK NEDİR?

Aşk sadece şiirdir!

Bedeli ödenmelidir her ilişkinin ya da bir bedeli olmalıdır. Karşılıksız olan, yalnızca anne sevgisi olsa gerek.

Kolay vazgeçilebilen, yaşanmadan yaram kalan, ya da bir çok şekilde yaşanan ilişkilerin hepsi aşk mıdır acaba?

Her birlikteliğin başlangıcı, gelişme evreleri olmalı, ama bunlar, önce tanışmak sonra yemeğe çıkmak, ardından gezmeler tozmalar ve hangi hızla olduğu belirsiz aşığım demeler...

Böyle değil sanırım aşkın muhteviyatı, ya da böyle olmamalı.

"acaba incinir mi? İncitir miyim?" düşünceleri eskilerde kalmış artık.

Son hızla yol almalar ve bir duvara toslamalar oldu şimdilerde aşklar.

İnsan aşkı bilinçle yaşamalı, kurguları yıkmalı, yalnız kendi özgürlüğünü değil, karşısındakinin de özgürlüğünü tanımalı.

Seçimleri olmayan aşk olmaz, bu tutsaklıktır yalnızca, bir doğal afettir.

Kimsenin aşkı tanımlanamaz aslında, ama kaçma kovalamaca oyunlarına aşk diyenlerse, yalnızca göstermelik sevdaların bayağılığına kapılanlardır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

Google Pagerank Checker Pagerank
Gulet Charters Turkey Bodrum GocekBoating Turkey organise Gulet Charters along Turkish Coast Bodrum, Marmaris, Fethiye, Gocek, Antalya Otel Şikayet Yorum ÖneriOtel şikayet, tavsiye, yorum, eleştiri, puan ve referansları bulabileceğiniz otel değerlendirme sitesi Php html Örnek KodlarPhp, Mysql, Html, Javascript, Css hakkında programlama için kodlar ve örnekler Eskişehir Emlak Oto CenterSatılık ve kiralık emlakları bulabileceğiniz Eskişehir portalı Ucuz TatilUcuz tatilin yeni adresi Link Ekle Site EkleBedava linkinizi sitenizi ekleyebileceğiniz bir site Book Directly Turkey HotelsDirect Turkey Hotel Booking System Tatil ŞikayetleriTatil şikayetlerini bulabileceğiniz bir site Otel ŞikayetleriOtel şikayetlerini bulabileceğiniz bir site Free Instantly Link ExchageEasy way to exchange links instanly Otel TatilTatiliniz için Tatil Dizayn
yokuz.com